Kaçınılmaz Çöküş Narratifi: Siyasi Algı Nasıl Yavaşça Hazırlanır?

AxonDeep · Düşünce Yazıları ·

Kaçınılmaz Çöküş Narratifi: Siyasi Algı Nasıl Yavaşça Hazırlanır?

Siyasi iletişimde “kaçınılmaz çöküş” dili, yalnızca yorum değil; toplumu belirli senaryolara alıştıran, morali aşındıran ve algıyı yöneten bir tekniktir.

Bir siyasi tartışmanın gerçekten ne zaman başladığını anlamak her zaman kolay değildir. Bazen olay meydanda, kürsüde ya da resmi açıklamada başlamaz. Daha önce başlar. Küçük cümlelerde, aynı kelimenin tekrarında, “yakında büyük şeyler olacak” diyen yarı kapalı ifadelerde, takipçisine haberden çok sezgi satan yorumlarda başlar. Siyasi gerilim dönemlerinde bazı etkili hesaplar, yorumcular ve medya aktörleri, özellikle

rakip kampların içindeki anlaşmazlıkları dramatik bir dille sürekli dolaşıma sokar. Bir fikir ayrılığı “kaçınılmaz bölünme”ye, bir toplantı “tarihi meydan muharebesi”ne, bir aday tartışması “sonun başlangıcı”na çevrilir. Dil büyüdükçe olay da büyümüş gibi görünür. Oysa bazen büyüyen olay değil, olayın etrafına kurulan sestir. Bu yazının meselesi herhangi bir kişi, parti ya da güncel tartışma değil. Daha genel bir siy

asi iletişim tekniği: “kaçınılmaz çöküş narratifi.” Bu yaklaşım, klasik süreç kontrolü ile duyarsızlaştırma tekniğinin birleşimine dayanır. Henüz gerçekleşmemiş bir gelişme, sürekli “olacak”, “kaçınılmaz”, “artık engellenemez” gibi ifadelerle anlatılır. Kamuoyu olası bir olumsuz senaryoya önceden alıştırılır. Karşı tarafta moral erozyonu, kendi tarafta ise beklenti ve teyakkuz üretilir. Siyaset elbette öngörü içerir.

Analiz, risk okumak demektir. Fakat sistematik biçimde aynı felaket senaryosunu pompalamak ile siyasi analiz yapmak aynı şey değildir. Biri anlamaya çalışır, diğeri zihni belli bir sonuca hazırlamaya. Olayı Değil, Süreci Yönetmek Süreç kontrolü, siyasi iletişimde kaba bir propaganda cümlesinden daha ince çalışır. Doğrudan “şu olacak” demek yerine, kamuoyuna belirli bir ihtimalin neredeyse gerçekleşmiş gibi hissettir

ilmesini amaçlar. Burada kilit kelime “kaçınılmaz”dır. Bir gelişme henüz yaşanmamış olabilir. Taraflar pozisyonunu netleştirmemiş olabilir. Hukuki, kurumsal ya da siyasi süreç tamamlanmamış olabilir. Fakat anlatı çoktan sonuca varmıştır: “Bu iş buraya gider.” “Artık dönüş yok.” “Büyük kopuş yaklaşıyor.” “Herkes safını belirleyecek.” Bu dil, izleyicinin zihninde iki şey yapar. İlk olarak, belirsizliği daraltır. Olayla

rın birçok farklı yöne gidebileceği ihtimalini zayıflatır.

AxonDeep — yazının tamamını okumak için tıklayın