Derin Devlet, Dış Güçler ve Büyük Komplo
AxonDeep · Düşünce Yazıları ·
Türkiye’de “derin devlet” ve “dış güçler” anlatılarının neden bu kadar kolay karşılık bulduğunu; gerçek örtülü yapılarla kanıtsız büyük komplolar arasındaki sınır üzerinden inceliyor.
Bir ülkede kötü giden hemen her olayın faili aynıysa, ortada güçlü bir açıklama değil, fazla kullanışlı bir hikâye olabilir. Ekonomi bozulur: dış güçler. Bir kurum görevini yapmaz: içerideki uzantılar. Büyük bir kaza yaşanır: düğmeye basıldı. Bir dava açılır, bir şirket batar, bir siyasetçi yükselir, bir futbol kulübü borca gömülür; görünmeyen bir el mutlaka masadadır. Bazen adı “derin devlet” olur, bazen “üst akıl”,
bazen küresel sermaye, bazen de Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen ülkeler. Bu anlatılar toplumun küçük ve marjinal bir köşesine ait değil. 2023 yılında 28 ilde 1.807 kişiyle yapılan bir araştırmada, katılımcıların yüzde 62’si yabancıların Türkiye’yi bölmeye çalıştığı düşüncesine katıldı. Daha dikkat çekici olan, oranların farklı siyasi seçmen gruplarında birbirine oldukça yakın çıkmasıydı.[1] Demek ki karşımızda te
k bir partinin seçmenine, tek bir eğitim düzeyine veya tek bir dünya görüşüne ait basit bir propaganda etkisi yok. Daha eski, daha geniş ve daha dirençli bir düşünme biçimi var. Fakat burada kolay bir üstünlük duygusuna kapılmamak gerekir. Komplo inancını yalnızca “cahil insanların safsataları” diye açıklamak da en az komplo teorisinin kendisi kadar tembel bir yaklaşımdır. Çünkü Türkiye’nin hafızasında gerçekten kara
nlıkta kalmış operasyonlar, faili aydınlatılamamış cinayetler, hukuk dışına çıkan güvenlik yapılanmaları, darbeler, istihbarat faaliyetleri ve devlet-suç ilişkileri bulunuyor. Sorun, kuşkunun varlığı değil. Sorun, kuşkunun kanıtın yerini almasıdır. Önce ayrım: Komplo başka, komplo teorisi başka İnsanlar ve kurumlar gizlice anlaşabilir. Şirketler fiyat belirlemek için kartel kurabilir, istihbarat servisleri örtülü ope
rasyonlar yürütebilir, bazı kamu görevlileri suç örgütleriyle ilişkiye girebilir. Tarih bunların belgelenmiş örnekleriyle doludur. Dolayısıyla “hiçbir komplo gerçek değildir” cümlesi bilimsel değildir. Komplo teorisini sorunlu hale getiren şey, gizli bir iş birliğinden söz etmesi değil; iddiasını kanıttan bağımsız, yanlışlanamaz ve sınırsız bir açıklama sistemine dönüştürmesidir. Sağlıklı bir iddia şöyle kurulur: Bel
irli kişiler, belirli tarihler arasında, belirli bir amaç için şu eylemleri gerçekleştirdi.