2026 Baharında Faiz ve Enerji Çıkmazı

AxonDeep · Data & Analitik ·

2026 Baharında Faiz ve Enerji Çıkmazı

Nisan 2026 itibarıyla merkez bankalarının şahin duruşu ve Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik gerilimler, küresel piyasaları yüksek faiz ve volatil enerji maliyetleri arasına sıkıştırıyor.

Dünya ekonomisi, Nisan 2026’ya girerken geçmişin hayaletleri ile geleceğin belirsizlikleri arasında tehlikeli bir denge oyununa sahne oluyor. Küresel piyasalar, jeopolitik fay hatlarının kırılganlığı ile merkez bankalarının enflasyonist baskıları dizginleme çabası arasında adeta nefesini tutmuş durumda. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik kriz ve Ortadoğu eksenindeki tırmanan gerilim, enerjiyi sadece bir meta olma

ktan çıkarıp bir jeopolitik silah haline getirirken, finansal piyasaların "güvenli liman" arayışı daha önce görülmemiş seviyelere ulaştı. Fed’in Şahin Sabrı ve Küresel Likidite Kuraklığı ABD Merkez Bankası (Fed), Mart ayında politika faizini %3,50 - %3,75 bandında sabit tutarak piyasalara beklediği "bahar müjdesini" vermedi. Enflasyonun çekirdek bileşenlerinde gözlenen direnç ve iş gücü piyasasının soğumaya karşı gös

terdiği mukavemet, faiz indirim beklentilerini yılın son çeyreğine ötelemiş görünüyor. 29 Nisan 2026 toplantısına dair beklentiler, Fed’in "yüksek faiz, uzun süre" stratejisini koruyacağı yönünde birleşiyor. Bu durum, gelişmekte olan piyasalar için doların maliyetini yüksek tutarken, küresel sermaye akışlarının yönünü belirlemeye devam ediyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanma ile birleşen bu şahin duruş, stagflasyon

riskini tekrar masaya getiriyor. Lojistik darboğazlar nedeniyle tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar, maliyet yönlü enflasyonu körüklerken, merkez bankalarının talep tarafını kısıcı hamleleri reel sektör üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. TCMB’nin Likidite Mühendisliği ve TL’nin Yeni Rotası Türkiye iç piyasasında ise TCMB’nin proaktif tutumu dikkat çekiyor. Nisan ayı toplantısında politika faizinin %37 seviyesin

de sabit bırakılması, piyasa tarafından bir gevşeme sinyali olarak değil, mevcut sıkılığın korunması olarak algılandı. Ancak asıl hamle, faiz koridorunun üst bandında ve gecelik borç verme faizinde gerçekleşiyor. Gecelik faizlerin %40 bandında tutulması, örtülü bir sıkılaşmanın ve piyasadaki TL likiditesinin titizlikle sterilize edildiğinin en büyük kanıtı. Dolar/TL paritesi, bu sıkı para politikasına rağmen 44,80 -

45,03 bandında bir seyir izliyor.

AxonDeep — yazının tamamını okumak için tıklayın