Karbon Artık Bacadan Değil, Gümrük Kapısından İçeri Giriyor

AxonDeep · Dünya Ajandası ·

Karbon Artık Bacadan Değil, Gümrük Kapısından İçeri Giriyor

CBAM ile karbon meselesi sanayici için çevre başlığından çıkıp ihracat, fiyatlama, müşteri güveni ve veri disiplini meselesine dönüşüyor.

Karbon Artık Bacadan Değil, Gümrük Kapısından İçeri Giriyor Bir fabrikanın muhasebe odasında her şeyin bir karşılığı vardır. Elektrik faturası gelir, doğalgaz faturası gelir, işçilik yazılır, hammadde yazılır, kur farkı can sıkar, finansman maliyeti ayrı bir dosyada bekler. Sanayici bu kalemlerle yaşamayı öğrendi. Sevmedi ama öğrendi. Şimdi masaya yeni bir kalem daha konuyor: karbon. Bu kelime uzun süre fabrikanın de

ğil, çevrecilerin kelimesi gibi görüldü. Sanki üretim hattıyla, teklif dosyasıyla, ihracat müşterisiyle doğrudan ilgisi yokmuş gibi. Oysa Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, kısa adıyla CBAM, bu mesafeyi kapatıyor. Karbonu bacadan alıp gümrük kapısına taşıyor. AB’nin resmi tanımına göre CBAM, Avrupa’ya giren karbon yoğun ürünlerin üretimi sırasında ortaya çıkan emisyona adil bir fiyat koymayı ama

çlayan bir mekanizma. Geçiş dönemi 2023-2025 arasındaydı; 2026 itibarıyla daha bağlayıcı döneme geçildi. Bu cümle kulağa hâlâ “Brüksel dili” gibi gelebilir. Sahadaki karşılığı daha sade: Avrupa’daki müşteri artık sadece şunu sormayacak: “Kaç paraya üretirsin?” Bir soru daha gelecek: “Bu ürünü ne kadar karbonla ürettin?” Sanayicinin alışık olmadığı maliyet: görünmeyen maliyet Sanayici belirsizliği sevmez. Kur artar, h

esap yapılır. Enerji pahalanır, vardiya planı değişir. Hammadde yükselir, teklif revize edilir. Acıtır ama görünürdür. Karbon maliyetinin rahatsız edici tarafı burada başlıyor. Başta görünmez. Faturası hemen gelmez. Depoya inmez. Kamyon kantarından geçmez. Ama yanlış yönetilirse teklifin içine, müşteri görüşmesine, hatta sipariş kaybına kadar sızar. Bugün CBAM kapsamı özellikle çimento, alüminyum, gübre, demir-çelik,

hidrojen ve elektrik gibi sektörleri içeriyor. Avrupa Komisyonu bu altı sektör için özel bilgi ve rehber sayfaları yayımlıyor. Burada önemli bir ayrım var. CBAM yükümlülüğü teknik olarak çoğunlukla AB’deki ithalatçıya biniyor. Yani beyanı yapan, sertifika sürecine giren, AB tarafındaki ithalatçı veya dolaylı gümrük temsilcisi oluyor. Fakat bu durum Türk üreticiyi rahatlatmıyor. Çünkü ithalatçı o veriyi nereden istey

ecek? Üreticiden. Avrupa’daki alıcı kendi dosyasını kapatmak için tedarikçisine dönecek.

AxonDeep — yazının tamamını okumak için tıklayın